Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Yazılar
 
Haz
04
    
sultangülümsehayat | 04 Haziran 2008 12:18 

Değişir rüzgarın yönü

Solar ansızın yapraklar;

Şaşırır yolunu denizde gemi

Boşuna bir liman arar;

Gülüşü bir yabancının

Çalmıştır senden sevdiğini;

İçinde biriken zehir

Sadece kendini öldürecektir;

Ölümdür yaşanan tek başına

Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır

Geceler boyu sevişmelerden;

Binlerce yıl uzaklardadır

Binlerce kez dokunduğun ten;

Yazabileceğin şiirler

Çoktan yazılıp bitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık

Seni bildiğin şarkılar;

Boşanır keder zincirlerinden

Sular tersin tersin akar;

Bir hançer gibi çeksen de sevgini

Onu ancak öldürmeye yarar:

Uçarı kuşu sevdanın

Alıp başını gitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,

Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.

Düşlerinde bir çocuk hıçkırır

Gece camlara sürtünürken;

Çünkü, hiç bir kelebek

Tek başına yaşayamaz sevdasını,

Severken hiçbir böcek

Hiç bir kuş yalnız değildir;

Ölümdür, yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir..............



 
Haz
04
    
sultangülümsehayat | 04 Haziran 2008 12:18 

Son kuşlarını da uğurladım baharın

 

Kara yelesinden tutup rüzgarın,

 

Bütün yağmurları çağırıyorum,

 

Bütün yağmurları...

 

 

Yokluğundan daha çok

 

Üşümedi yüreğim,

 

Avucunda yağmurun karın...

 

 

Aynalara dair nazarlarımı

 

Suya fırlatıyorum..

 

Sularda kırık bakışlarım...

 

Seni sensizlikten tanıyorum

 

Beni sensizlikten....

 

 

Yine de bu ırak şehirde

 

Sesini duyar gibi

 

Nefesini duyar gibi yaşıyorum...

 

 

Senden kaçıp ardına saklanışların

 

Gözlerine düşüp sana yakalanışların

 

Kaç vakit göğe sonuçsuz kaçışların....

 

Hiçbiri,hiçbiri,

 

Sen varken bir anlamı vardı aynaların...

 

 

Şimdi yüzüm suya dönük...

 

Sırrımı döküyorum avuçlarına suyun

 

Ne aynada ben,

 

Ne bende ayna..

 

Kayboluyor gözlerin,

 

Hayalime koyduğun...

 

 

Bütün mektupları gönderiyorum

 

Çantamdaki...

 

Bütün şiirleri....

 

Bütün ışıkları söndürüyorum...

 

Güller dalında solacak...

 

Kışa döndürdükçe yüzümü...

 

İçimdeki kuşlara yazık olacak...

 

 

Bu son şiir olsun....

 

Ağladığım,

 

Bu son olsun....



 
Haz
04
    
sultangülümsehayat | 04 Haziran 2008 12:16 

Bekle beni, döneceğim ben.

Çok çok, bıkmadan bekle!

Sarı yağmurların

Hüznü basınca,

Kar kasıp kavururken,

Kızgın sıcaklarda.. bekle.

Başkaları dünden unutulmuşken,

Beklenmedikleri zaman bekle.

Uzak yerlerden mektuplar kesilince

Bekle beni.

Birlikte bekleyenlerin beklemekten

Usandığına bakma, bekle.

Bekle beni, döneceğim.

Unutmak zamanı geldiğini

Ezbere bilenleri

Hayırla anma!

Varsın oğlum, annem

Hayatta olmadığıma inansın,

Dostlarım beklemekten usansın,

Ocak başında toplanıp

Acı şarapla

Yadetsinler beni

Sen bekle, onlarla birlikte

İçmekte acele etme.

Bekle beni; döneceğim,

Bütün ölümleri çatlatmak için döneceğim!

'Şansın varmış..' desinler.

Beklemedikleri için,

Beni bekleyerek

Düşman ateşinden

Nasıl koruduğunu anlayamazlar.

Sağ kalışımın sırrını yalnız

Senle ben bileceğiz..

Bütün sır.. senin

Başkalarının bilmediği gibi beklemeyi bilmende.



 
Haz
04
    
sultangülümsehayat | 04 Haziran 2008 12:15 

Gelsen diyorum ummadığım bir anda,

 

Hani nasıl girdin ya hayatıma öyle

 

Artık beklemekden bıktığım bir anda.

 

Sen gelince çiçekler açsa ,yağmurlar dinse,içimde kopan fırtına bitse.

 

Gelsen diyorum sözlerin gibi gözlerin gibi ışıl ışıl

 

Umut yüklü....

 

Şu ayrılık bitse yangınlar sönse,

 

Bu özlem bitse....

 

Gelsen diyorum deli dolu bir sevda başlasa seninle,

 

Hiç hesapsız delice sevdiğim

 

Bu ayrılık bitse uzaklar yakın olsa

 

 

Umutlar geri gelse şimdi sen varsın

 

Sen yıllardan sonra mutluluğu bulduğumsun

 

Birden bitse hüzünler

 

İçim çoşar yaşamak güzel seninle,

 

Sen yıllardan sonra bulduğum neşesin

 

Gelsen diyorum yine hiç ummadığım bir anda

 

Aniden girsen hayatıma yeniden hayaller geçerçeğe dönse

 

Ellerin kaldı yüreğimde sançısı içimde gelsen diyorum

 

 

Ben sendeki tutkuyu değil tutulmuşluğu sevdim

 

Yaşayamadıklarım kaldı sende her adımı yangın

 

Duygu kervanı dinmeyen dindirilmeyen fırtınalar sende

 

Bir gözlerin uysallaşır gözlerimde

 

Ve akıl almaz bir güç gönlün hecesinde

 

Ve işte bu sevdadır bu güçün ezgileri

 

Gelsen diyorum sessizce.....

 

 

Bilirsin beni..Kendim kadar yalnızım..

 

Eğer sen varsan,

 

Ben de varım bilesin…

 

Yıldızları saymakdan usandım

 

Gelmeyeceğini bile bile belki gelirsin diye

 

Nerdesin sevdiğim söyle?

 

Hayallerim yıldızlarda sen bende yüreğim sende

 

Duydularımı ver acısı içimde hala içimde

 

 

Bilsen ne acılar yaşadı ne kadar ağladı bu yürek sen gittin diye

 

Ne kadar uğraştı unutmak için ama ne çare...

 

Her yağmurla gökten bir sen beklesemde

 

Her rüzgarda seni arasamda...

 

Gidişinle volkanlar patladı içimde

 

Gelsen diyorum yine...

 

 

Sen yoksunya duygularımda yok

 

Ellerin yüreğimde bir ben varım uzaklarda

 

Ama sen hala bende dudakların bende

 

İstesende vermem sana ..

 

Gelsen diyorum sevdiğim gelsen

 

 

Şu kaçışların yokmu benden

 

Ah öldürüyor beni sanki el gibi

 

Benim için çok önemlisin tahmin ettiğinden de çok

 

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyormusun?

 

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek

 

Gelsen diyorum aniden hani girdin ya hayatıma öyle

 

 

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

 

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattıgım o tarifsiz

 

Duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek...

 

Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı basarmak.

 

Yalın ayak yürümek bıcagın en keskin yerinde.

 

Kanadıkca tuz yerine gözyaslarımı basmak yüregime.

 

 

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

 

Nereden bileceksin?

 

Sen benimle hic olmadınki...

 

Olsaydın avuclarım terlemezdi...

 

Özlemezdim seni

 

Kıskanmazdım. yanındakileri

 

 

Korkmazdım yollarda yürümekten.

 

Islanmazdim yağmurlarda...

 

Yıldızlara aya dert yanmaz

 

Böyle her sarkıda sarhos olmazdım.

 

Korkmazdım seni kaybetmekten

 

Gelsen diyorum ve....

 

Yine başlasa

 

 

Sen seni sevmeyi bilirmisin?

 

Bilirmisin nerden bileçeksin

 

Sen hiç seni sevmedinki benim gibi

 

Delice sevdiğim gelsen diyorum

 

Bu ayrılık bitse başlasa yine seninle

 

Tek aciz kaldığım sensizlik

 

 

Tek umudum sen,

 

Karartım yine seni

 

İçini sıktım değilmi oysa ben

 

Senden önce gülerdim hep

 

Yalandı sevdalar

 

Niye çaldın kalbimi niye girdin içeri

 

Yüreğim de kaldı ellerin

 

Niye kanattın yaramı kabuk bağlamıştı oysa

 

Kapamıştım kapımı sevdalara

 

 

İnanmazdım aşka ama sen ah sen

 

Nasıl sızdın içeri hiç çalmadın bile kapımı

 

Hiç anlamadım aniden hiç sormadan girdin

 

Yalandı sevdan madem niye geldin?

 

İnandırdın beni yüreğine kandım

 

Hani dillerde doşaçak son destandı sevgimiz

 

Leylayla Mecnun, ferhatla Şirin gibi

 

Yalanmıydı sözlerin gözlerin

 

 

Oysa bir gözlerin uysallaşırdı gözlerimde

 

Yüreğin yüreğimde tenin tenimde

 

Bir deli sevda peki şimdi nerde?

 

Gelsen diyorum

 

Yüreğin bende kaldı yüreğim sende...



 
Haz
04
    
sultangülümsehayat | 04 Haziran 2008 12:13 

Güzellik bu denli ucuzsa,

ve bu denli çirkinse yaşamak,

nankörse emek

çıkarsa her kapının anahtarı

ben yokum...

 

ben yokum!

bir gecelik ilişkiler kadar değersizse aşk...

parayla ölçülüyorsa dostluklar

ihanetler, savaşlar, karanlıklar üzmüyorsa

ve utandırmıyorsa yoksulluklar

ben yokum

 

erdem bu denli küçükse,

ve bu denli büyükse yalan

hayaller yoksa

umutlar yoksa

çiçek açmıyorsa sevda bahçeleri

özlemi anlatmıyorsa karanfil,

ben yokum

 

yaşam dediğiniz

zamanı tüketmek

maviyi kirletmek

doğru dostum ben aykırıyım...

 

bana bir dilim şiir

bir nebze sevgi yeter

 

yeter

bir içten gülüş

bir tutam düş

ve güneşin yedi rengi.....



 
Haz
01
    
sultangülümsehayat | 01 Haziran 2008 21:37 
86400 Saniye

      Bankada bir hesap sahibi olduğunu düşün, hesabına her sabah 86.400 dolar para yatırılıyor, fakat bu paranın hepsini akşama kadar harcamak zorundasın, ertesi güne transfer edilemez. Paranı kullansan da kullanmasan da hesap her akşam sıfırlanıyor. Ne yaparsın? Tabii ki hepsini harcamaya çalışırsın; Hepimiz, Zaman adlı bu bankanın müşterileriyiz;

      Her sabah 86.400 saniyeye sahip oluyoruz; yarına transfer edilemez, Her sabah hesabımız dolar, her akşam boşalır. Geri dönüş yok, saniyelerini şu anı yaşayarak harca, en iyisi bunlarla yatırım yap.

Mutluluk, sağlık ve başarı için. Zaman kaçıyor. Her gün için en iyisini yap.

      Bir senenin değerini anlamak için sınıfta kalmış bir öğrenciye sor.

      Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bir bebek doğuran anneye sor.

      Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir çilekeşe,

      Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililere sor.

      Bir dakikanın değerini anlamak için, trenin kaçıran yolcuya sor.

      Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor.

      Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor.

      Her anını değerlendir, her dakikanı çok özel biriyle paylaş. Zamanına ortak edebileceğin kadar özel biriyle.

      Unutma! Zaman hiç kimse için durmaz. Geçmiş zaman tarihtir. Gelecek zaman sırlar, mechullerle dolu.



 
Haz
01
    
sultangülümsehayat | 01 Haziran 2008 21:35 

1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.

2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni  seviyordur.

3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebei, 
aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.

4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.

5. Her  gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.

6. Birisi için dünyalara bedelsin.

7. Çok özel ve teksin.

8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.

9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar.

10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi 
hissedersen, dön ve bir daha bak.

11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla.



 
Haz
01
    
sultangülümsehayat | 01 Haziran 2008 21:33 
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,

Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,

Dağlara dönmeli yüzünü insan.

Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;

Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak....

Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!

Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,

Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.

Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,

Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;

Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip

Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;

Gördüğünü hissedebilmeli!

Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,

Değerli olabilmeli hayat!

İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!

Başkasının yerine koyabilmeli kendini;

Ağlayan birine 'gül', inleyen birine 'sus' dememeli!

Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!

Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!

Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...

Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...

Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!

Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;

Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!

Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!

Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların;

Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...

Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!

Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...

Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!

Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!

Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!

Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;

Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için...

Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;

Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!

Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...

Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...!


Can DÜNDAR


 
May
13
    
sultangülümsehayat | 13 Mayıs 2008 10:35 

OTUZ BEŞ YAŞ

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak yakarmak nafile bugün,

Gözümün yaşına bakmadan gider.

 

                Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

                Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

                Ya gözler altındaki mor halkalar?

                Neden düşman görünüyorsunuz;

                Yıllar yılı dost bildiğim aynalar.

 

Zamanla nasıl degişiyor insan

Hangi resme baksam ben değilim;

Nerede o günler, o şevk, o heyecan?

Bu güler yüzlü adam ben değilim,

Yalandır kaygısız olduğum yalan.

 

                   Hayal mayal şeylerden ilk aşkımız;

                   Hatırası bile yabancı gelir.

                   Hayata beraber başladığımız

                   Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

                   Gittikçe artıyor yanlızlıgım.

 

Gökyüzünün başka rengide varmış!

Geç farkkettim taşın sert olduğunu.

Su insanı boğar ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

 

                 Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!

                 Her yıl biraz daha benimsediğim.

                 Ne dönüp duruyor havada kuşlar?

                Nereden çıktı bu cenaze? Ölen kim?

                Bu kaçıncı bahçe gördüğüm tarumar?

 

Neylersni ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak.

Taht misali o musalla taşında 

 

 

                                       CAHİT SITKI TARANCI

 

                  BİR ŞİİRDİR YAŞAMAK!!!



 
May
13
    
sultangülümsehayat | 13 Mayıs 2008 10:34 
KALMAK TÜRKÜSÜ

Daha gidilecek yerlerimiz var
Şu sohbetini dinler gideriz
Coştukça şarkılar, türküler, sazlar
Rakı mı, sarap mı, içer gideriz
Geçse de umudun baharı yazı
Gözlerde kalıyor yaşanmış izi
Kimseler kınamaz burada bizi
Ne varsa hesabı öder gideriz
Söyliyecek sözü olan anlatsın
İsterse içine yalan da katsın
Yeter ki, kendinden, bizden söz etsin
Yalanı doğruyu sezer gideriz
Neler gördük neler bu güne kadar
Daha gidilecek yerlerimiz var
Bizi buralarda unutamazlar
Kalacak bir türkü söyler gideriz
Sevgiye var olduk sevdik sevildik
Kavgalara girdik öldük dirildik
Bir anlam fırını içinde piştik
Anlamlı güzeli sever gideriz..

           Özdemir ASAF